GeliÅŸtirilmiÅŸ dinamizm, güçlü imaj, büyüleyici teknik mükemmellik: Bu özellikler BMW 3 Serisi Cabrio’nun uluslararası platformda kabul edilen iF Ürün Tasarım Ödülü`nü kazanmasını saÄŸladı.
GeliÅŸtirilmiÅŸ dinamizm, güçlü imaj, büyüleyici teknik mükemmellik: Bu özellikler BMW 3 Serisi Cabrio’nun uluslararası platformda kabul edilen iF Ürün Tasarım Ödülü`nü kazanmasını saÄŸladı. CeBit teknoloji fuarının açılış tarihi olan 4 Mart 2008′de, katlanabilen hard-tavana sahip ilk BMW Cabrio modeli, ‘Industrie Forum Design’ tarafından verilen en yüksek ödül olan iF Gold Ödülü`nün kazananı ilan edildi.
BMW 3 Serisi Cabrio, iF Labels 2008′in 821 kazanını arasından seçilmiÅŸ, Altın Ödül`ün elli kazananından biri oldu. BMW 3 Serisi Cabrio’nun en güncel ödülü olan bu ödül, iF Ürün Tasarım Ödülleri`nde BMW’nin baÅŸarılı tarihi için baÅŸka bir kilometre taşı oldu. GeçtiÄŸimiz yıl BMW 3 Serisi Coupé, Altın Ödülü kazandı. 2001 yılında ise, bir önceki jenerasyon BMW 3 Serisi Cabrio, özel ödülü kazanmıştı. Bu en güncel ödül, BMW Tasarım Ekibi`nın bir kez daha bir birinci çıkardığını gösteriyor. Açık veya kapalı tavanı ile, uzun dingil mesafesi, yatay omuz çizgisi ve düz arka tasarımı; BMW 3 Serisi Cabrio’yu gerçekten göz alıcı hâle getirmekte. Genel yapısı ve çizgilerin akışı ile dört kiÅŸilik otomobil, BMW’nin tipik teknoloji ve estetiÄŸinin hatasız sentezinin bir göstergesidir.
Oranları, sportif zarafeti yansıtmakta; düz omzu, alçak oturma pozisyonu ve kısa ön camı; BMW 3 Serisi Cabrio modellerinin her zaman bir klasiği olan keyifli sürüş deneyimini garanti etmektedir. Üç tavan parçasının akıllı, alandan tasarruf sağlayan şekilde saklanması sayesinde, arkadaki düşük omuz çizgisi kesintisiz uyum içerisinde devam etmektedir.
İlk kez katlanabilir metal tavan ile donatılan BMW 3 Serisi Cabrio, dört jenerasyondur klasikleÅŸmiÅŸ karakterini, çizgi akışını ve sürüş deneyimini muhafaza ediyor. “Tasarımcılarımız için BMW Markası`nın gelenekleri, ilhamımızın en önemli kaynaklarından biridir,” diye açıklıyor BMW Tasarım Sorumlusu Adrian van Hooydonk. “Her ÅŸeye raÄŸmen her yeni tasarım, markanın karakterini oluÅŸturan gelenekleri sorgulayacaktır.
Tüm bilinen resmi detaylar; aynı kalması, deÄŸiÅŸtirilmesi veya tamamen vazgeçilmesi ve yeni bir ÅŸeyle deÄŸiÅŸtirilmesi hususlarında karar verilebilmesi için gözden geçirilir. Aynı zamanda modern teknolojiler de, her zaman ilham kaynağımız olacaktır.” Sadece BMW 3 Serisi Cabrio’nun genel tasarımına, kusursuz ÅŸekilde entegre edilmiÅŸ elektrohidrolik katlanır, hafif yapılı çelik plaka tavan deÄŸil; aynı zamanda azami kontrol konforu ve asgari gürültü emisyonu da ayırt edici yeniliklerindendir.
İç tasarım, geliÅŸtirilmiÅŸ dinamizm teması ile bir baÄŸ oluÅŸturmaktadır. Yan paneller ön göğüsten baÅŸlamakta ve ön koltuklardan arka koltuk kolçaklarına kadar kesintisiz, sürükleyici bir hareket ile devam etmektedir. Orta konsol canlı, oluklu ÅŸekli ile arka bölüme kadar ulaÅŸmaktadır. 350 litreye kadar yükleme hacmi saÄŸlayan esnek saklama konsepti, BMW Tasarım Ekibi’nin çekici ve iÅŸlevsel tasarım çözümleri geliÅŸtirme hususundaki uzmanlığının altını çizmektedir.
Christopher E. Bangle’ın öncülük ettiÄŸi BMW Group Tasarım; uluslararası üst düzey tasarımda yıllardır konumunu saÄŸlamlaÅŸtırıyor. Bangle, kendisini tavizsiz ve sıkı bir ÅŸekilde yeniliÄŸe adamıştır. Her BMW modeli için canlı ve benzersiz ürün kiÅŸiliÄŸi yaratma ve böylece kullanıcısının markayı özümsemesini saÄŸlama hedefi ile BMW ürün yelpazesinin her bir üyesinin tasarımında daha fazla yaratıcı özgürlük yaratmak Bangle`ın stratejisinin bir parçasıdır.
Bu sayede, yaratıcılık sınırları önemli ölçüde geniÅŸletilmiÅŸtir. Bu ÅŸekilde yaratılan araçlar, BMW ürün gamının geniÅŸ yelpazesi ile, araç tasarımında baÅŸyapıt olarak doÄŸru yerde bulunacaklarını kanıtlamıştır. BMW Tasarım Ekibi’nin en önemli baÅŸarılarından biri de her yeni modelin, estetiÄŸe ve teknolojiye olan tutkuyu, harekete geçirmesidir.
Tasarım iÅŸlemi sırasında; ilerleme ve sürdürülebilirlik, her zaman dinamik denge içerisindedir. “Tasarımcılar olarak, BMW sahibi olmayı bir deneyim hâline getirme arzusu içerisindeyiz.
Hedefimiz insanlar ve ürün arasındaki iliÅŸkiyi zaman içerisinde çok daha yakınlaÅŸtırmaktır.” diye açıklıyor van Hooydonk.

